Alakasız gibi görünen bu iki cümle aslında aynı mantığın mantıksızlığı. Ama mantığıyla değil duygusuyla  hareket eden kadın ve milletlerin düştüğü tuzak.

İş hayatında, pek de sağlam verilerle gelmeyen ama işini halletmek isteyen ve her kadının, kendisine iltifat eden  bir erkek gördüğü zaman,   tav olacağını zanneden aklı evvel birçok erkek bu yolu dener.

Nereden biliyorum? Hayatım boyunca bu tür iltifatları duydum.  Bunlar en sinirlendiğim insan tipiydi.

Bunların kadın versiyonları da vardır.  İşini halletmek için, erkeklere dişiliğini ön plana çıkararak yaklaşır. Bu dişilik bazen buram buram seks kokarken, bazen erkeğin koruyucu kolları arasına sığınmak isteyen saf, pek de bir şey anlamayan aptalı oynayan kadın tiplemeleri olarak karşımıza çıkar.

İş hayatımda ben, bir kadın olduğum için tabi ki bu tiplerin erkek versiyonlarıyla karşılaştım. Bana kendi projesini veya ne istediğini söyleyeceğine iltifat etmeye başlayınca anlardım ki adam  projesine güvenmiyor.

Hele bazı tipler vardır, sadece erkek olduğu için her kadının  ona   “EVET”  diyeceğini zanneden ve  ona iltifat ederek, çeşitli yalan vaatlerle karşısındaki kadını, kendi zihniyetinin tabiriyle,  “YATAĞA ATMAYA”  çalışır.

Eğer sen gerçekten eli ayağı düzgün ve kendi güzelliğinin farkında olan bir kadınsan ve üstelik bir de akıllıysan bu tip erkeklere sinir olursun.

Ama hayatında iltifat duymamış,  özgüveni olmayan ve duygusal bir kadınsan genelde bu tip erkeklerin tuzağına düşersin.

Erkek için de aynısı geçerlidir. Kendine güvenen, aklını seks ile bozmamış  normal bir erkek  bu niyetle kendisine yaklaşan kadınların tuzağına düşmez.

Ama bunun tersi erkekler,  feleğini şaşırmış şekilde kendilerini bu kadınların oyunlarının içinde, başrolü oynarken bulurlar.

Bir de bu tip milletler vardır. Vatandaşlık haklarından habersiz,  genelde cahil bırakılmış ve ortak refah sağlanamamış  bir ülkenin fakir kesimi. Bu topluluk maalesef  bir çok kesim tarafından da geçmişinde hor görülmüşse ona iltifat eden  kişilerin veya partilerin oyununa gelebilir ve tüm duygusallıklarıyla  onlara inanır ve hatta müptelası olurlar. Onların yapmak istediklerinin ne olduğunu sorgulamazlar bile.

Tabi burada sorumlu olan bu aldanan kadını, erkeği yetiştiren ebeveyn veya bu toplumun bireylerini bu hale getiren diğer hükümetlerdir.

Bir gün önemli bir toplantıyı yöneten kızım, toplantının arasında  hızlı hızlı  bir yere doğru giderken, ülkemizde oldukça da ünlü olan ve toplantıya sanatçı olarak katılan bir erkeğin kendisine bağıran sesine doğru dönüp,

“Efendim” diyor.

Sanatçı;

“Çok güzelsiniz!!!!!” dediği zaman.

Kızım;

“Biliyorum. Başka söyleyeceğiniz bir şey var mıydı” diye biraz da sinirli bakınca. Şaşkın bakışlarla olduğu yerde kalan adamı orada bırakıp ilerliyor.

Şimdi  bize her bir fırsatta   “Buna millet karar verir. Milletten korkmayın”

Diyenlere, umarım milletimiz.  “Biliyorum. Başka söyleyeceğiniz var mıydı “ diye sorar inşallah…

Yoksa   kendisine kakalanmaya çalışılan projeye  “evet” diyecek ve yatağı boylayacak.

Yargılamadan, sorgulayan  #HAYIR lı bir referandum dönemi diliyorum.

SEVGİYLE KALIN COŞKUYLA YAŞAYIN

BİHİN EDİGE