Yobaz diye seslendiğim akıl fukarası  her hangi bir kişi değil , bir zihniyet. Yani düşük seviyede bir bilinç, daha da derine inecek olursa düşük frekanslardan meydana gelmiş, çözümlenerek bütünle birleşme deneyimi yapan aslında o tekin tezahürü.

Eskiden reklamcılık ile uğraşmış biri olarak orada öğrendiğim bir şeyi yazılarımda da  seminerlerimde de kullanırım. İnsanlarla iletişim kurmadan önce onların dikkatini  içinde bulundukları hipnoz aleminden kurtarmak için adeta bir parmak şıklatması  gibi bir “Hişttt” diyeceksin.  Bu tip biraz ağır başlıklar kullanmam o  “Hişttt” içindir. Yoksa herhangi bir canı üzmek en son isteyeceğim şey.

En acı “Hişttt” i de Allah der. Bu da laf ola beri gele, sanki ondan başka bir şey varmış gibi. Tüm başımıza gelenler, birileri vesile olsa bile Allah’tandır ve sebepsiz değildir. Ceza değil özünü hatırlatmak için vesiledir.

Şimdi gelelim şu yobaza ……Bir tanesi geçenlerde  Atatürk heykelini elindeki palayla kesmeye çalışıyordu yakalandı. Ama bu korku seviyesindeki duygusal vampirler , zaten öfke ile besleniyor zihni ile duyguları arasında kısır döngü şeklinde  gidip gelen heyelanlarla yaşıyor. Sonları felaket. Yine hatırlatıyorum kişinin değil zihniyetinin. Ama o zihniyetle bütünleşmiş olanlar tabiî ki bedenen de gidici.

 

HADDİNİ BİL” aynı zamanda bir kitabımın adı. Had aslında görünmez bir sınırdır dünyasal yanımız sınırlıdır. Bunu bilip evrende bizim dışımızda yaşayanlara saygı göstermemiz ve neyi yapabilip neyi yapamayacağımızı ayırt etmemiz gerektiği gibi sınırsız olan o tekliğin de içimizde olduğunu bilmektir. Yani kısaca kendini bilmektir. İbn Arabi’nin dediği gibi nefsini bilen rabbini bilir.

 

İşte bu kendini bilmeyen yobazlar Atatürk devrimleriyle evrimleşememiş, merdiven altında kin, nefret ve cehaletle çoğaltılmış bir zihniyettir. Hepsi aydınlığa düşman. Türkiyeyi,  bizim bilince ulaşamamış , orta doğu cehennemine çevirmeye çalışıyorlar.

 

İnşallah yapamayacaksınız.

 

İnşallah diyorum çünkü aydınlanmış gibi görünen kesimden de ciddi endişelerim var. Evet yüreklerinde aydınlık ama o aydınlığa ulaşacak yolu belirleyecek aklı duygularının esiri.

Önce seslenişim bu aydınlık kesime sonra yobaz diye seslendiğim zihniyete “Bir ve birlik olmalıyız  SAF AKLI (Duyguların esiri olmamış) kullanmalıyız.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları , üzerimize içten ve dıştan geliniyor , haddimizi bilelim, kendimize gelelim.  Bunu yapacak   Çanakkale  ruhu her birimizin içinde mevcut.

 

SEVGİYLE KALIN COŞKUYLA YAŞAYIN..

BİHİN EDİGE