Laiklik veya laisizm, devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir.

Ve bir ülkenin başarılı ,adaletli ve demokratik olarak yönetilmesi için  olmazsa olmazıdır.

Din, görünmeyen yani beş duyumuzla algılıyamadığımız evrenin farkındalığı ve insanın bu alemdeki bütünlüğe ulaşabilecek bilinci kazanabilmesi için oluşmuş kurallar silsilesidir. Evrensel  hakikatin bilincine ulaşmamış  insanları bu bilince götürecek yolu açan kurallar silsilesi. Hakikat yolunun ilk okulu diyebiliriz. Bu kurallar insanların yaşadığı coğrafyaya ve zamana göre birbirinden farklı görünse de özü aynıdır.Sonradan kazanılacak tarikat, mağrifet ve hakikat bilinçlerinde ise hiçbir fark yoktur.

Ruhani tekamülde öğretinin ilk okulu dediğimiz ve farklı gibi görünen dinler  tümden gelimdir. Yani allah dediğimiz boyuttan bize iner. Ve anlamada , aktarmada  yanlışlıklar olabileceği gibi  çoğu zamanda insanları kasıtlı olarak kandırarak korku boyutunda tutup  istedikleri gibi yönetmede  kullanılmıştır.

Allaha giden daha ileri yollarda ayrı gayrı yoktur. Tekliği anladıkça hiçbir şeyin birbirinden ayrı olmadığını kavrayanlar   için artık insanları birbirinden ayırıyormuş gibi anlaşılan din de yoktur. Bu bilinç seviyelerinde ise tüme varım vardır. Yani artık sorgulayarak  aklımız ve yüreğimizle  bütüne varırız.

Dolayısıyla  allah’a giden yolda da laiklik şarttır. Yani  ayrı gayrılık yaratan dinlerden çıkıp  allahın ipne sarılmak ( bilimsel olarak sicim teorisi).

Holistik açıdan baktığımızda  dünyanın kurtuluşu ve insanlığın sıçrayışı için sadece devlet yönetiminde değil ,  kendi ruhani yönetimimizde de laiklik en önemli zaruen önemli zarurettir..

Laikliğin olmadığı her alanda  bütünden uzaklaşış, ayrı gayrılık, adaletsizlik  ve kavga vardır.

Korkudan  kurtulup ,  koşulsuz sevgiye  kavuşacağımız alan laikliğin olduğu  tarafsız alandır…..

 

Sevgiyle kalın  coşkuyla yaşayın..

 

BİHİN EDİGE