Son günlerde okuduğum bir fıkra:

Hızla gitmekte olan otobüste kör kütük sarhoş bir adam yalpalaya yalpalaya arkaya doğru ilerlemekteyken birden durur ve avazı çıktığı kadar bağırır .

  • Bu otobüsün önündekiler boynuzlu, ortadakiler ibne, arkadakiler pezevenk.

Bunu duyan ve bir hayli de sinirli olan şoför ani bir fren yaparak arkaya sarhoşa doğru koşar. Bu arada frenin etkisiyle otobüste herkes yerinden olur. Kimi devrilir, kimi düşer, ayaktakiler oturanların kucağında bulur kendisini.

Şoför sarhoşun yakasından yakalayıp kapıya yapıştırır. Şimdi söyle bakayım kimmiş pezevenk?

Adam sarhoş ağzıyla zor konuşarak.   Ya kardeşim öyle bir fren yaptın ki,  tüm pezevenkler , ibneler, boynuzlular birbirine karıştı. Nasıl bileyim şimdi ben kimin kim olduğunu.

Bu fıkrayı okuduğumdan beri aklımda Türkiye’nin durumu var. Uzun bir zamandır  Allah ile aldatma öyle hızlı yol alıyor ve tüm şeklen dindar görünen din tüccarları, kendilerini yönlendiren emperyalist güçlerin güdümünde,  özellikle senelerdir cahil bırakılmış halkı din kisvesi altında uyutmak ve kendilerine adeta mürit kılmaktaydılar. Aniden,  nefs  sarhoşu olmuş bu güruhun dış kaynaklı ortağı bir nara atarak   17 …25  aralıkta  “Hükümettekiler hırsız” diye bağırınca.  Hükümet dediğimiz tek kişi öyle bir fren yaptı ki  herkes bir birine karıştı. Kim hırsız, kim yolsuz, kim kurnaz, kim salak birbirine girdi. Din ile aldatılan zavallı kesim ise şaşkın. Sıkıysa çık işin içinden.

İki önemli konuyu acilen halletmez isek sonumuz ciddi kötü.

  • İnsan nedir? Dünya neden var? Allah dediğimiz güç nedir ve nerededir?
  • Türkiye’nin emperyalist güçlerin istediği gibi bölünmemesi için hepimizin bir olması ve kenetlenmesi.

Birinci madde uzun bir yolculuk ama artık herkesin bu yola çıkma zamanı geldi geçiyor.İkinci madde ise olmaz ise olmazımız.  Resmen bizi ayrıştırarak bir iç savaş çıkarmak istiyorlar. Bir ve birlik olmalı, aklımızı ve vicdanımız dengeleyerek, duygusal tepkilerle değil akıllı yanıtlarla ilerlemeliyiz.

Buzul çağlarında tüm hayvanlar soğuktan ölürken bir birlerine sokularak ısınmaya çalışıyorlarmış. Kirpiler de böyle ısınarak hayatta kalma çabasındayken dikenleri birbirine batınca birbirlerinden uzaklaşmaya başlamışlar. Ama  bu ayrılıkta soğuk hepsini tek tek dondurmaya ve öldürmeye başlayınca yeniden birbirlerine sokularak hayatta kalacak ısıyı elde etmişler.

İşte hepimizin bir  diğerine diken gibi görünen kültür farklarımızın bize acı vermemesine ve ölmeden ayakta kalmamıza sebep olacak o ısı ise sevgi……Koşulsuz sevgi….

SEVGİYLE KALIN COŞKUYLA YAŞAYIN..

BİHİN EDİGE