Seçime iki gün kaldı. Türkiye,  tarihindeki en önemli seçimlerden birisini yapacak.

Demokrasi, seçim, bunlar kulağa hoş gelen içeriği kutsal (evrensel yasalara uyumlu) fakat gerçekleşmesi “eğer”lere muhtaç sözcükler. Aslında ………dır ile biten bir çok şey şartları belirleyen  eğer ile başlıyor. Seçim ve demokrasi de böyle.

EĞER halk homojen bir eğitim ve öğretime sahipse DEMOKRASİ en iyi yönetim şekliDİR.

Seneler önce sadece sarışın ve güzel bir manken olduğu ve siyaset yapıp gizlemeden  dile getirdiği “ Çobanın oyu ile benim oyum bir mi?” dediği için Aysun Kayacı kızımıza ön yargı ile yaklaşıp, sarışın güzel bir kızın muhakkak doğruyu söyleyemeyeceğine inanan kişiler, resmen onu linç ettiler.

Bugünlerde ona hak veren bir çok kişinin olduğuna eminim.

Bu bahsettiğim eğitim ve öğretim illaki üniversite mezunu olmak değil, anlamadan inanmayan ve sorgulayan bir düşünme şekline sahip ,  edindiği yeni bilgileri  anlamak üzere dinleyerek daha önceki bilgileriyle karşılaştırıp  hiçbir bağımlılığın esiri olmadan, evrensel ve etik yasaları baz alarak , ayırt edebilen analitik yapıya sahip olmak.

Halkımızın genel yapısında mürit olma  gibi bir aklını işletmeden teslim olma eğilimi var. Onun için de ister dini ister siyasi olsun kendisini etkisi altına alabilen birini buldu mu onun aşkıyla yaşamayı seviyor ve yaşamın sorumluluğunu alıp düşünüp taşınmaktansa ona bağlı sürünün bir elemanı olmayı kolay ve incelenmesi gereken bir haz alarak zevkli buluyor. Bu tip kişilerin kadınlarının evlilikleri de bundan farklı değil.

O zaman ne oluyor ;  büyük kitleleri adeta hipnotize etmiş birkaç kişi demokrasi adı altında ülkeye tiranlık yaşatıyor. Bu  tip kişilerin büyük çoğunluğu da zaten faşist bir yapıya sahip  zira gerçek demokrat sadece kendi fikirlerini dikte ettirmez bildiklerini ve yapacaklarını paylaşarak gerçekten karşısındakilerden özgür bir seçim bekler. Allah insana özgür irade vermiş ve tüm evrensel yasaları yarattıktan sonra bu yasalara uyup uymamayı insanların seçimine sunmuştur. İnsanlar kendi seçimine göre karşı karşıya kaldıkları yasaların sonucuna katlanır. Somut yasalardan bir örnek vereyim dünyamızda yer çekimi yasası mevcuttur. Bir yerden aşağıya kendini bırakırsan düşersin. Bu bir yasadır ama insanın oradan atlayıp atlamaması özgür iradedir. Gidip de birisine sen beni ister aşağıya at ister münasip gördüğün bir yere koy dersen Allahın sana verdiği aklı kullanmadığın için sonuçları yaşamaktan kurtulamazsın.

Namus kumkuması kesilmiş, kadınları  mal gibi gören, töre cinayetlerine veya kıskançlık krizlerine hatta malın  kendi iradesinin dışına çıktığı zaman öfkesine bu kadınları kurban eden  erkekler ve bu düzene karşı çıkmadan yaşayıp giden kadınlar bu tip bir siyasi lidere veya dini lidere kendisini,  erkekler  karısını büyük bir aşkla  sunmakta ve bunu saygıdeğer bir şey olarak görmekte. Bu vahim durum ciddiyetle incelenmesi gereken bir olaydır.

Ve şu sıralar bu tip insanlara  bizzat rastlamakta, umudumu insanlık ve ülkem adına kaybetmemeye çalışmaktayım.

BU TOPLULUKTAN ÜLKEMİZ İÇİN  AKILLI BİR SEÇİM BEKLEYEBİLİR MİYİZ?

 

Bu mürit kesimine koyun diyen ve halkın diğer yarısını oluşturan ve satranç oynamak üzere oturup tam karşısındaki rakibini mat edecek taşı görmüşken o taşı oynamayıp ben bu taşı beğenmedim diyerek veya şu arkadaki benim taşım ona duygusal bağım var deyip  başka taşlarla oyalan kesim,  hepsi özünde aynı düşünse de bir olup bir strateji oluşturacak iradeye sahip değilse …..

BU TOPLULUKTAN ÜLKEMİZ İÇİN AKILLI BİR SEÇİM BEKLEYEBİLİR MİYİZ?

İki örnek vermek ve hislerimi anlatabilmek istiyorum.

Diyelim düşmek üzere olan bir uçaktasınız ve uçağı indirebilecek birisi var ama onu sevmiyorsunuz, bir de uçağı indiremeyeceğini bildiğiniz ama çok sevdiğiniz oğlunuz var. Uçağı kimin indirmesini istersiniz?

DEMOKRASİ de ki seçimi anlatmak adına:

Bir inşaat yaptıracaksınız  iyi bir mimar ve iyi bir inşaat mühendisi ile anlaşıyorsunuz. Bina yapımına başlarken ne kadar demir, ne kadar beton kullanılacağına , kolonların nerelere yerleştirileceğine karar vermek için eşinizi dostunuzu hatta çok sevdiğiniz kapıcınızı, bakkalınızı , çakkalınızı toplayıp ben demokratik bir adamım bunları demokratik bir şekilde oylayalım  dermişiniz?

Belki uçuk kaçık bir örnek oldu ama inanın EĞER  homojen bir eğitim ortamı  yoksa demokrasi tiranlığa dönüşür…

Peki ne yapmamız lazım. Uzun vadede biliyorum ama şu seçime iki gün kala hiçbir şey bilmiyor elim kalbimde güzel ülkemin geleceğinin nereye doğru gideceğini endişe ile bekliyorum.

 

SEVGİYLE KALIN COŞKUYLA YAŞAYIN…..

BİHİN EDİGE