Bir tartışma ortamında hiç tanımadığım bir kişi benim sorumu cevaplarken sözüne şöyle başladı;

“Siz muhafazakar olmadığınız için…….”

“Bir dakika” dedim   “One minute” hani daha iyi anlaşılsın diye!

“Benim muhafazakar olup olmadığımı nereden anladınız?”

“Muhafazakar mısınız?” dedi…

“Neyi muhafaza edip edemediğimi sorduğunuza bağlı.” Dedim.

“Nasıl yani Türkiye’de bir muhafazakar kesim var bir muhafazakar olmayan”

“Öyle görünüyor. Ama bir çok şeyde olduğu gibi kimse bu muhafazakarlığın ne olup, ne olmadığını bilmeden saf alıyor.

Muhafaza etmek çok kolay bir şey değildir aslında.Bir çok şeyin zaten son kullanma tarihi var. Muhafaza edemiyorsun, bozuluyor. Bazı şeyleri uzun zaman muhafaza edebilirsin ama bozulmadan kalma şartlarına uygun olarak. Ortam, zaman,mekan çok önemlidir muhafaza ettiğin şeyin sağlıklı kalmasında.

Örneğin ben şarabı çok severim. Şarabın çok eski yıllardan kalanı yani yıllanmışı makbuldür ama onu karanlık mahzenlerde belli sıcaklıkta  ve belli pozisyonda muhafaza ederler ki yıllanmış harika bir şarap olabilsin.

Bir keresinde ben bir şarap seçtim ve evde tam 8 sene muhafaza ettim. 8 sene sonra özel bir günde arkadaşlarla içmek için bir açtık ki sirke olmuş. Döktük tabi.

İlaç dolabımda bulunsun diye bir çok ilaç alır koyarım. İhtiyaç hissettiğimde bir bakarım son kullanma tarihi geçmiş. Halbuki ben onları  muhafaza ettiğimi zannediyordum. Atarım tabi.

Değerlerimiz de böyledir zamanla gelişen,değişen bilgilere,şartlara,ortama,iklime göre devamlı yenilenmezseniz bir bakarsınız ki muhafaza ettiğini zannettiğiniz değerler bozulmuş. Son kullanma tarihi yıllar önceyi gösteriyor.

Örf ve adet yani  gelenek ve görenek…

Örf kültürümüzde var olan değerlerdir. Saygı gibi. Adet ise onun zamana göre değişerek uygulanan hali. Örneğin eskiden bir erkeğin veya kadının  büyüklerinin yanında çocuğunu sevmesi öpmesi saygısızlık  olarak nitelendirilirken bu devirde böyle bir şey yok ama saygı var. Trafikte kurallara uymak, konuşurken insanların  sözünü kesmemek, verdiğin söze sadık olmak, kimseyi aldatmamak,randevuna geç gelip karşındakinin zamanını çalmamak gibi..Dolayısıyla muhafaza edilmesi gereken adet değil örftür.

Sonra bir şeyi muhafaza etmeye kalktığında, ki etmemiz lazım,onun içeriğini çok iyi bileceksin. Ritüellerini değil özünü muhafaza edeceksin..Hele muhafaza ettiğin eğer değer ise ona sahip olmak değil o olacaksın.”

Daha anlatacak çok şey vardı ama adam bana o kadar boş bakmaya başlamıştı ki sadece  “Görünüşe göre karar verme ben değer verdiğim şeyleri iyi muhafaza eden bir MUHAFAZAKARIM “   dediğimde adeta erör vermiş bir bilgisayar gibiydi.

Sevgiyle kalın coşkuyla yaşayın…

Bihin Edige