Duygular. Ah o duygular. Anlatabilmek için sözcüklerin yetersiz kaldığı, sadece insanın hissettiği,ve yaşadığı duygular….

Güzel bir müzik, alır götürür seni yaradılışın o ilk oluşum anına.

Gözünün önünde oluşur dağlar, denizler, ovalar.  Ağaçları  dans ettiren o güzel rüzgarın sesidir kulaklarından süzülüp, içinin her bir hücresini titreten. O titreyen hücre müzikle birlikte içinde büyür büyür ve kabına sığamaz, azgın seller misali  büyük bir hazın  coşkusuyla, kendinden taşar evrene karışırsın.

Tarih boyu insanlık akar gözünün önünden. O zarif  güzel kadın, o güçlü yakışıklı erkek, güler,ağlar,kavuşur,sevişir görürsün flu bir sisin arkasından

Büyük bir okyanusta, köpük köpük dalgaların arasında hissedersin heyecanı.

Karlı  dağlarda üşümez dolanırsın yalınayak,sanki çölde yürüyormuş gibi.

Sımsıcak bir yaz güneşinin altında serinliği hissedersin ta kalbinin derinliklerinde bir yerde.

Güler o yakışıklı sana zamansız ve mekansız bir yerlerden. Uzatır elini olduğun yere, çeker alır seni kendine.

Belinde hissedersin o güçlü sarılışı. Ve  başlarsın güzel bir dansa  onun kollarında  dağlarda,kırlarda,köpük köpük beyaz dalgalarla dolu masmavi denizin üzerinde. Karada mı, havada mı, suda mı olduğun belli değildir. Sanki her yer bir olmuştur veya sen her yer.

Gözlerinde akan yaşlarla kendine geldiğinde dinlediğin müziğin keyfi ve yaşadığın o müthiş birleşmenin dayanılmaz coşkusuyla titreyerek, bulursun kendini bilgisayarının başında

Bir müzik ve insan oğluna bahşedilen duygulardır seni böyle uçuran.

Ben ne uluyum dersin. Ben her şey miyim ?  Yoksa hiçbir şey mi? Diye düşünür ve  gülerek dönersin yaşama. Yaşarsın sadece yaşarsın hiçbir yorum yapmadan bu güzel hayatı.

Bihin Edige