Kim söylemiş hatırlamıyorum. Hatırlayabilmek için adını beynime kaydettiğimi de zaten hiç zannetmiyorum. Ama okuduğum şu sözleri asla unutamıyorum.

“Bir yerde, insanların gölgeleri kendilerinden büyük görünüyorlarsa  bilin ki orada güneş batıyordur.”

Kendin zannettiğin kim? Kendin zihnini mi  yaratıyor? Yoksa zihnin mi kendini? Sorularıyla mücadele verirken kendi kendime,  bir de baktım ki etrafıma ne göreyim, bu konuları paylaşmak istediğim çoğunluk, değil kendini aşmak daha kendine gelememiş, gölgelerine sığınmış bir şekilde güneşten korunuyor.

Etrafımızda  sıfat peşinde koşan, elde etmiş olduğu etiketi kendisi sanarak yaşayan, sıfatı büyük, öznesi küçük bir çok insan ile ilişki halinde yaşamak her ne kadar zorsa da aynı zamanda komik gelmişti hep bana. Bu küçük adamlara bakıp üzülmektense, onlara gülerek kolayı seçmiştim.

“Sevgi,çalışma ve bilgi yaşamımızın tükenmez kaynaklarıdır. Dolayısıyla, yaşamı onların yönetmesi gerekir..” diyen  WILHELM REICH’ in   “Dinle Küçük Adam” adlı kitabından onlarca alıp, etrafımdakilere dağıttığım zamanlar sanırım 25 sene önceleriydi.  Hangisi okudu? Hangisi düşündü? Kim değişti? Kim dönüştü?  Sadece Türkiye’ye değil dünyanın şu anki haline baktığımızda bu sorunun cevabını, acı da olsa , alıyoruz. Dünyayı, sevgi, çalışma ve bilgi mi yönetiyor? Yoksa öfke, cehalet ve   nefis mi?

İnsanoğlunu bu kadar kıymetli kılan, kontrolü bu kadar zor olan ego ile baş etme  vazifesini kabul etmesi değil mi?

Ey kıymetli insanoğlu, unutma ki vazifen  egonun üzerine çıkmaktı, altına inmek değil. Dünyayı tamamen cehenneme çevirmeden gelin hep birlikte yükselelim. İnsanın  yükselişi GÜNEŞ’in doğuşu olacak.

Sen gözünü yumdun diye güneş battı zannetme. Çık gölgenden. Korkma!  İnan ki kendin zannettiğin o gölgeden kurtulduğunda  ışıl ışıl parlayacak ve etrafına da ışık saçacak, aydınlatacaksın.

Ha bu arada unutma en büyük savaşı, ne düşman sandığın devletlerle, ne diğer partilerle, ne parti içindeki sana ters düşen kişilerle, değil. KENDİN ile vereceksin.

 

BİHİN EDİGE